• Ankara
    13.7 °C
  • Istanbul
    15.8 °C
  • Izmir
    12.7 °C

Başbuğ, ETÖ yöneticisi


Başbuğ, ETÖ yöneticisi
2012-02-16 12:08:16

İnternet Andıcı soruşturması kapsamında tutuklanan Genelkurmay Eski Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 
Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan iddianamede İlker Başbuğ tek şüpheli olarak yer alıyor. “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” davasıyla birleştirilmesi istenen iddianamede Başbuğ, örgüt yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüsle suçlandı. İddianamede; İlker Başbuğ'un “Ergenekon silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri bir darbe ortamı oluşturmak amacıyla, internet siteleri ve bu siteleri meşrulaştırmak amacıyla düzenlenen andıç vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği” kaydedildi. 
İlker Başbuğ'un hakkında hazırlanan iddianamede; Genelkurmay Karargahında hazırlanan internet sitelerinden birinden alınan bir haberin, AK Parti'nin kapatılma davasına delil olarak konduğu belirtildi.

SANIKLAR, BAŞBUĞ'DAN SAVCI VE HAKİMLERİN TUTUKLANMASINI İSTEMİŞ

İddianamede, İnternet Andıcı davasının tutuklu sanığı Serdar Öztürk'ün, aralarında Ergenekon soruşturmalarını yürüten savcılar, emniyet mensupları, kovuşturmaları yürüten hakimlerin de yer aldığı isimlerin askeri savcılığın yürüteceği soruşturma ile tutuklanmalarını istediği, Yasama organı üyeleri ile görüşerek askeri savcılığın görev ve yetkisini artırıcı tedbirlerin alınması yönünde kişiye özel ve ‘sayın komutanım' diye başlayan dilekçeleri yazdığı kişinin dönemin Org. İlker Başbuğ olduğu belirtildi. 

BALBAY'LA GÖRÜŞMÜŞ, ERGENEKON SANIKLARIYLA İRTİBATLI!

İddianamede; İlker Başbuğ'un ikinci Ergenekon Terör Örgütü davasının tutuklu sanıklarından Mustafa Balbay'a Genelkurmay ikinci başkanı olduğu dönemde görüştüklerini savcılık ifadesinde doğruladığına dikkat çekiliyor.
İddianamede; Ergenekon Terör Örgütü sanıklarından İbrahim Şahin ve Fatma Cengiz arasında geçen telefon görüşmelerinde İlker Başbuğ ile irtibatlı olduklarına dair bilgilerin yer aldığı, Muzaffer Tekin isimli şahsa ait iki farklı telefon fihristi içerisinde İlker Başbuğ'un ismi ve telefon numaralarının yazılı bulunduğuna dikkat çekiliyor.

HASAN IĞSIZ, IŞIK KOŞANER YERİNE İLKER BAŞBUĞ'U ARAMIŞ

İddianamede; 12 Haziran 2009 tarihinde İrticayla Mücadele Eylem Planı deşifre olduğunda, İlker Başbuğ'un yurt dışında olduğu ve Genelkurmay Başkanlığı'na, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Işık Koşaner'in vekalet ettiği, İrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili soruşturma açılıp açılmaması noktasında dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Hasan Iğsız'ın Genelkurmay Başkan Vekili Işık Koşaner'i değil yurt dışındaki İlker Başbuğ'u telefonla arayarak ondan emir aldığı ve sonrasında konu ile ilgili soruşturma açıldığının anlaşıldığına dikkat çekiliyor. Bu durumun yürütülen faaliyetlerin Başbuğ'un kontrolünde gerçekleştirildiğini ortaya koyduğu belirtiliyor.

‘ERGENEKON' DİYEN GAZETECİLERİ UYARMIŞ

İddianamede; İlker Başbuğ'un, “Ergenekon” ismini kullanan gazetecileri uyardığına dikkat çekilerek, “Oysa İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.01.2009 tarihli 41. Celsesinde “böyle bir örgütün varlığı ancak yargılama sonucu açıklığa kavuşacağından, böyle bir örgütün var olduğu yönündeki ifadeler yerine, iddia olunan tabirinin kullanılmasına ...” şeklinde bir karar vermiş ve Ergenekon kelimesinin kullanılması ile ilgili bir yasaklama getirmemiştir. Ayrıca Ergenekon ismi iddia makamının da belirlediği bir isim olmadığı, doğrudan örgütsel dokümanlarda örgüt için kullanılan bir isim olduğu, adı geçen örgüt hakkında başsavcılığımızca daha önceden düzenlenen iddianamelerde de belirtilmiştir” denildi.

KARARGAHTA AÇILAN İNTERNET SİTELERİ KAPATMA DAVASINA DELİL OLMUŞ

İddianamede; soruşturma konusu internet sitelerinden olan irtica.org isimli sitenin 2 Ekim 2007 tarihli ana sayfasının, kapatma davası 14. Ek klasör 94. Dizisinde delil olarak dosyaya eklendiği, bu ana sayfada yer alan haberin ise “Apronda Namaz Şovu” başlıklı olduğunun tespit edildiğine dikkat çekiliyor.
İddianamede; “Yine farklı tarihlerde farklı basın yayın kuruluşlarında yer alan, aynı zamanda irtica.org isimli sitede de yayınlanan, yukarıda açıklamaları yapılan nitelikte; ‘İşte AKP'nin Meclisi, AKP'nin Türban Planı, AKP türbana dolandı, Kız Yurdunda Zikir Sesleri, Fatih Camisinde Laiklik Karşıtı Gösteri, Cami Önünde Cihat Çağrısı, Lisede Toplu Namaz, Yurtlarda Mescit dönemi' gibi başlıklara sahip yazıların AK Parti hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca açılan kapatma davasının ek delil klasörlerinde de delil olarak yer aldığı tespit edilmiştir” ifadeleri kullanıldı. 

TEK ŞÜPHELİ SANIK

Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan iddianamede Başbuğ tek şüpheli olarak yer alıyor. Başbuğ'un “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi ve “Ergenekon terör örgütü yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istendi. 

İnternet andıcı iddianamesinde sanık İlker Başbuğ'un Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) sızan ve bazısı üst düzey konumlara kadar ilerleyen Ergenekon yapılanmasının üst düzey yöneticilerinden olduğu ifade edildi.

İddianamede; örgüt hakkında soruşturma devam ettiği esnada elde edilen delillerin, TSK içerisine sızan, üst düzey görevlere kadar ilerleme imkanı bulan ve birlikte hareket eden örgüt mensuplarının, devletin imkan ve kabiliyetlerini kullanarak kurulan internet siteleri üzerinden hükümete ve millete yönelik psikolojik harekat faaliyetleri uygulandığını gösterdiği vurgulandı.
Başbuğ'un örgütun TSK'daki üst düzey yöneticilerinden olduğu ifade edilen iddianamede, “Şüpheli İlker Başbuğ'un halen devam eden İnternet Andıcı davası sanıkları ve dosyada mevcut deliller ile fiili ve hukuki irtibatının olduğu, TSK içerisine sızan ve kimisi üst düzey konumlara kadar ilerleyen Ergenekon silahlı terör örgütünün bu kurum içerisindeki yapılanmasının üst düzey yöneticilerinden olduğu anlaşılmıştır” ifadeleri yer aldı.

“KARA KUVVETLERİ KOMUTANIYKEN DARBE PLANLADI”

Başbuğ'un Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemden itibaren darbe yapmayı planladığı, Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde ise elinde olmayan sebeplerle kadroyu oluşturamadığı için planı hayata geçiremediği ifade edildi. İddianamede; Başbuğ'un Ergenekon sanığı Mustafa Levent Göktaş'tan elde edilen ‘bilgi notu' isimli belge içerisinde yer alan hususları inkar etmesine karşın, söz konusu belgenin Genelkurmay Başkanlığı tarafından kabul edildiği kaydedildi.
Ergenekon sanığı Göktaş'tan elde edilen belgede 367 krizinin perde arkasına yönelik notlar yer alıyordu. Buna göre, dönemin Genelkurmay İstihbarat Şube Müdürü Albay Turgut Ak'ın hazırladığı bilgi notunda, Başbuğ, Anavatan Partisi lideri Erkan Mumcu'ya danışmanı Nuran Yıldız aracılığıyla şu mesajı gönderdi: “Anayasa Mahkemesi'yle konuştuk, AKP'yi kapatacaklar. Erdoğan, Gül ya da Arınç seçilirse TSK müdahale edecek. Size yeni oluşum sözü veriyoruz.”

YÜCE DİVAN'DA YARGILANAMAZ

İddianamede ayrıca, “Darbeye teşebbüs etme ile silahlı örgüt yönetme Genelkurmay Başkanının görevi olmadığından bu suçları işleyen şüphelinin eylemleri göreviyle ilgili suç oluşturmamaktadır. Aksi, darbe yapma ve silahlı örgüt yönetme suçlarının şüpheli Genelkurmay Başkanının görevi olduğu anlamına gelir ki, bunun bir hukuk devletinde kabulüne imkan olmadığı izahtan varestedir. Suç tarihinde Genelkurmay Başkanı olan şüphelinin, eylemleri ‘göreviyle ilgili' olmayıp kişisel suç kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, şüphelinin Anayasamızın 148. maddesi gereğince Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi'nde yargılanması mümkün değildir” denildi.

Tarih : 2012-02-16 12:08:16
Kaynak : Habervaktim
Bu Haberi Yorumlayın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Yorumlar